Bölüm 1
Meditasyon: Tanrı'nın dili
Meditasyon bize tek bir şeyi söyler: Tanrı vardır.
Meditasyon bize tek bir gerçeği gösterir: Rüyalarımız Tanrı hakkındadır.
Neden meditasyon yapıyor muyuz?
Neden meditasyon yapıyoruz?
Meditasyon yapıyoruz çünkü dünyamız bizi tatmin edemiyor. Günlük yaşamımızda yaşadığımız sözde huzur, on saatlik endişe, endişe ve hayal kırıklığının ardından beş dakikalık huzurdur. Sürekli olarak etrafımızdaki düşman güçlerin (kıskançlık, korku, şüphe, endişe, endişe ve umutsuzluk) insafına kalırız. Bu güçler maymunlara benzer. Kısa bir süre dinlenmemize izin verdiklerinde huzurun tadını çıkardığımızı söylüyoruz.
Ama bu hiç de gerçek barış değil ve bir sonraki an bize tekrar saldırıyorlar.
Yalnızca meditasyon aracılığıyla kalıcı huzuru, ilahi huzuru bulabiliriz. Sabah tüm ruhumuzla meditasyon yapıp bir dakika bile huzuru yaşasak, o bir dakikalık huzur tüm güne yayılır. En yüksek düzeyde meditasyon yaptığımızda, gerçekten sürekli huzur, ışık ve haz yaşarız.
Meditasyona ihtiyacımız var çünkü ışıkta büyümek ve kendimizi ışıkta tezahür ettirmek istiyoruz. Eğer arzumuz buysa, özlemimiz buysa o zaman meditasyon tek yoldur.
Sahip olduklarımızdan ve olduklarımızdan memnun olduğumuzu hissediyorsak o zaman meditasyon alanına girmemize gerek yoktur. Meditasyona yönelmemizin nedeni içsel açlığımızdır.
İçimizde parlak bir şeyin, sınırsız bir şeyin, ilahi bir şeyin olduğunu hissederiz. Buna gerçekten ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz ama şu anda ona erişimimiz yok. İçsel açlığımız ruhsal ihtiyacımızdan kaynaklanır.
Meditasyon hayattan kaçmak değildir.
Dünyadan kaçmak ve acılarımızı unutmak için meditasyon yolunu tutuyorsak, o zaman bunu yanlış nedenden dolayı yapıyoruz demektir.
Hayal kırıklığı veya tatminsizlik nedeniyle manevi hayata girersek, manevi hayatta kalamayabiliriz. Bugün arzularımı tatmin edemedim, dolayısıyla dünyadan memnun değilim. Ama yarın diyeceğim ki, "Tekrar deneyelim. Belki bu sefer tatmin olurum." Ama sonuçta arzunun bizi asla tatmin etmeyeceğini hissedeceğiz. İç hayata dönme ihtiyacı hissedeceğiz.
Bu arzudur.
Meditasyon nedir? Meditasyon, insanın kendini uyandırması ve Tanrı'ya teslim olmasıdır. İnsanın uyanışı ile Tanrı'nın kendini teslim etmesi buluştuğunda, insan iç dünyada ölümsüz hale gelir ve Tanrı dış dünyada tecelli eder.
Hedefli yaşamda yalnızca Tanrı'ya ihtiyacımız vardır. Eğer gerçekten Tanrı'ya ihtiyacımız varsa, o zaman doğal olarak O Kendisini bize verecektir.
Ama bunu Kendi yöntemiyle ve Kendi zamanında yapacaktır. Eğer belirli nitelikleri kazanmak için samimi bir istekle dua eder ve meditasyon yaparsak, o zaman Tanrı bunları bize vermese bile yine de tatmin oluruz. Kendi kendimize şöyle deriz: "O daha iyisini bilir. Ben şu an buna hazır değilim. Ama hazır olduğum gün mutlaka bunları bana verecektir." Hedef odaklı bir yaşamda bize tatmini getiren şey başarılarımız değil, tutkumuzdur.
Özlemin kendisi bizim tatminimizdir.
Bilinçli istek ve çaba
"İt ve it" yöntemi maneviyata ulaşmak için uygun değildir. Ruhsal ışığı zorla çekemeyiz. Kendi kendine indiğinde onu ancak özlemimiz sayesinde algılayabiliriz. Eğer absorbe edebileceğimizden daha fazla ışığı çekmeye çalışırsak iç damarımız çöker. Yukarıdan gelen bu ışığı nasıl algılıyoruz?
Daha alıcı olabilmek için bilincimizi nasıl genişletebiliriz? Cevap meditasyondur.
Meditasyon sadece beş veya on dakika sessizce oturmak anlamına gelmez. Meditasyon bilinçli bir çaba gerektirir. Zihin huzur ve sessizlik durumuna getirilmelidir. Aynı zamanda dikkat dağıtıcı düşünce ve arzuların içine girmesine izin vermemeye de dikkat etmelidir.
Zihnimizi huzur ve sessizlik durumuna getirebildiğimizde içimizde yeni bir yaratımın doğduğunu hissedeceğiz. Zihnimiz özgürleşip sakinleştiğinde ve tüm varlığımız boş bir kap haline geldiğinde, iç varlığımız sonsuz huzuru, ışığı ve mutluluğu bu kaba girip onu doldurmaya çağırabilir. Bu meditasyondur.